Yahoo bu kez internet korsanları olarak bilinen hackerlere akıl tanıştı. Yahoo’nun hedefi ise yeni yazılımlar!
İnternet devlerinden Yahoo!, “açılım” stratejisini geliştirmek için bilgisayar korsanlarına “akıl danıştı”.

Yahoo!, daha da gelişmek ve güçlenmek için başlattığı açılım politikası gereğince, geçen hafta sonunda California’daki Sunnyvale kampüsünde 300 kadar bilgisayar korsanına davet verdi. Şirket yetkilisi Chris Yeh, “Açılım politikası bizim için çok önemli. Şirketimizi diğer şirketlerle işbirliğine sokmak istiyoruz” dedi.

Toplantıda korsanların fikrine müracaat edildi. Pizza, bira ve enerji içecekleri ikram edilen davette, kendilerinden “güzel fikirler” istenen korsanlar, internette sadece belli verileri tarayıp bunları bir ana sayfada gösterebilecek 50 kadar yazılım hazırladı.
Microsoft şirketi, Yahoo!’yu almak için Ocak ayında 44,6 milyar dolar teklif etmiş, ancak taraflar anlaşamamıştı.

Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde, uluslararası işbirliğinin ve 15 yıllık bir çalışmanın ürünü olarak inşa edilen “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı”nda, evrenin oluşumuna ışık tutması beklenen büyük deney başarıyla başlatıldı.

Deneyde 2 milyar proton, saniyede 300 bin km olan ışık hızına çok yakın bir hızda, 27 kilometrelik tüneli, saniyenin 10 binde biri gibi bir zaman parçasında döndü.

İSVİÇRE-Fransa sınırındaki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi CERN’de evrenin yeniden oluşumunu canlandıracak deney, “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı”nın (Large Hadron Collider-LHC) çalışmasıyla dün başladı. Saat 09.30’da CERN Direktörü Dr. Robert Aymar, “Başlatalım” dediği anda LHC proje lideri Lyn Evans düğmeye bastı. O anda 2 milyar proton, saniyede 300 bin kilometrelik ışık hızının yüzde 99.999’u bir hızla 27 kilometrelik tünele fırlatıldı. Deney boyunca tünele her 40 saniyede bir 2 milyar proton gönderildi. 27 kilometreyi, saniyenin 10 binde birinde dönen protonlardan yavaşlayanlar, özel bir dedektörle çarpıştırıcıdan atılıyor. Deney, protonların hızının ışık hızına yakın bir hızla sürerek, ışık hızının tünelin uzunluğuna bölünmesiyle elde edilen rakama, yani saniyede 11 bin kez dönecek hıza ulaşmayı planlıyor.

Serseri proton

“Büyük patlama”nın oluşması için belli bir yönde hareket eden protonlardan birinin düzeni bozması gerekiyor. Yani bir “serseri proton” ortaya çıkıp diğerine çarptığında büyük patlama meydana gelecek. Bilim insanları bunun ne zaman olabileceğini bilmiyorlar.

LHC’nin başlangıç gününü CERN’de çalışan bilim insanlarıyla birlikte dünyanın dört bir yanından gelen gazeteciler izledi. CERN’in simgesi olan küre biçimindeki yapı, tamamen basına ayrıldı. Saat 07.30’da küreye alınan basın mensuplarına yaklaşık iki saat brifing verildi. Deneyin başlamasına 20 saniye kala dev ekranda “Right Here Right Now” şarkısı (Fatboy Slim’in ünlü parçası) eşliğinde geri sayım başladı.

Protonları sekiz dedektör izliyor

İçİ eksi 271 dereceyi bulan 27 kilometrelik tünele fırlatılan protonları izleyen sekiz dedektör var. Mini “big bang”leri gözlemleyerek evreni oluşturan maddeleri ayrıştıracak “Alice”, protonların hızını eşitleyen “Momentum” bunlardan ilk ikisi. Üçüncü dedektör, hızlandırıcının hızını kontrol ediyor. Protonlar buradan “kara madde”yi gözlemleyecek “CMS” dedektörüne geçiyor. Beşinci durak “Dump”da (çöp) ise protonların gücü kontrol ediliyor ve hızı düşenler ayıklanıyor. Altıncı dedektörde hızlandırıcı temizleniyor. Yedinci dedektör ise büyük patlama sonrasında görünen maddeleri sıralayacak “LHCB” dedektörü. Sonuncu dedektör ise Atlas adını taşıyor.

Şu anda sonuçla değil başlangıçla ilgiliyiz

LHC’nin çalışmasıyla başlayan büyük deneyin ardından CERN Direktörü Dr. Robert Aymar, LHC proje lideri Lyn Evans’la basın mensuplarına açıklama yaptı. LHC’yi “keşif makinesi” olarak niteleyen Dr. Aymar, “Keşif makinesini çalıştırdık. Bu deney evrendeki bilinmeyenleri görmemiz ve değişimine şahit olmamız için mükemmel bir araştırma programı olacak” dedi. Dr. Aymar, deneyin ne zaman sonuçlanacağı yönündeki soruya, “Buna yanıt vermek çok zor. Şu anda sonuçla değil başlangıçla ilgileniyoruz. Başarılı bir kalkış yaptık. Sonuçta neye ulaşacağımızı bilmiyoruz, sadece evreni daha iyi anlayacağımızı vurguluyarak söylüyorum. Anti madde, kara delik gibi tartışmalara defalarca cevap verdim. Biz buradayız ve deney başladı. Sonucu önümüzdeki zaman gösterecek” dedi.

“Deney sonunda insanlığa faydalı sonuçlar çıkacak mı?” sorusuna ise Dr. Aymar, “Bugün insanların hayatını kolaylaştıran hemen hemen tüm cihazlar bilim insanlarının elinde doğmuştur ve hepsinin arkasında bir deney yatar. Biz burada bilinmeyeni arıyoruz. Onu faydalı kullanabilmek için tanışmamız gerekiyor” yanıtını verdi. LHC Proje Lideri Lyn Evans, “Evrenin değişimine şahit olmayı ve onu daha iyi anlamayı dört gözle bekliyorum” dedi.

Hawking’e Nobelli fizikçiden yanıt

FİZİKÇİ Stephen Hawking’in, dün başlayan çarpıştırma deneyiminde ’Higgs Bozonu” adı verilen parçacıkların bulunamayacağı yönündeki açıklaması CERN’de tepkiyle karşılandı. Büyük Hadron Çarpıştırıcısı’nın (Large Hadron Collider-LHC) çalışması nedeniyle düzenlenen basın toplantısında Hawking’e yanıt veren Nobelli Fizikçi Carlo Rubbia, “Bu deney milyarlarca dolara mal oldu. O 100 dolara bahse girmiş çok değil” dedi. Bu sözler salonda gülüşmelere yol açtı.

Atlas’ın adını Engin Hoca koydu

CERN’deki 8 dedektörden biri olan Atlas’ın adını, 2007 Kasım ayında Isparta’da düşen uçakta Prof. Dr. Fatma Şenel Boydağ, Araş. Gör. Berkol Doğan, yüksek lisans öğrencisi Engin Abat, Araş. Gör. Mustafa Fidan ve Doç. Dr. İskender Hikmet ile birlikte yaşamını yitiren Prof. Dr. Engin Arık koymuştu. Atlas’ta görev yapan Yrd. Doç. Dr. Bilge Demirköz, “Engin hocamız ve kazada kaybettiğimiz arkadaşlarımızın yanımızda olmasını çok isterdim” dedi.

Deniz araçlarına bir yenisi daha eklendi.

Teknoloji sınır tanımamaya ve insanları şaşırtmaya durmaksızın devam ediyor. Artık sahilde yüzen insanların yanından özel bisikletinizle geçerek herkesi hayretler içerisinde bırakabilirsiniz. Nasıl mı? Di-Cycle sayesinde.

Etrafınızı çevreleyen kapsül biçimindeki Di-cycle bisiklet ile ister karada ister suda farklı bir deneyim yaşamak isteyenler için tasarlanıyor. Hayran kalıp satın almak isteyenlerin çoğunlukta olmasına rağmen bu ürün henüz tasarı aşamasında olduğundan bir süre beklemek zorundalar.

Bakalım ileride daha neler göreceğiz. Yakın bir zamanda uçan tekne veya su altı arabası haberlerini burada görürseniz artık şaşırmayın.

 Bir web sitesi yaparken genelde site içeriğini hazırlama aşamasını uzun tutar, yayınlama aşamasını ise pek önemsemeyiz. Oysa web yayıncılığının temel ilkeleri, amatör bir siteyle profesyonel bir siteyi birbirinden ayıran en önemli etkenlerdendir. Sitenizi web’e yerleştirirken bilmeniz gereken 25 ipucunu sizler için derledik.01 - İki basamaklı FTP
Web editörlerinin pek çoğu sitenizi doğrudan yayınlama özelliğine de sahiptir, böylece değişikliklerinizi doğrudan web sitenize aktarabilirsiniz. Fakat yayınlamadan önce değişikliklerinizi kontrol etmek istiyorsanız, web editörünüzü sayfalarınızı sabit diskinize kaydedip tarayıcınızda açacak şekilde ayarlayın.

02 - ASCII FTP
FTP aracılığıyla HTML sayfalarınızı (veya CSS ve script dosyaları) aktarırken ASCII modunda aktardığınızdan emin olun, böylece satır araları doğru kullanılmış olur. Aksi halde bir sürü kısa satır veya upuzun tek bir satırla karşılaşabilirsiniz. Grafiklerin, seslerin, EXE dosyalarının ve Notepad ile açamayacağınız her şeyin binary modunda gönderildiğinden emin olun. Çalıştığınız her dosya uzantısı için gerekli transfer modunu bir kez ayarlarsanız daha sonra elle değişiklik yapmanız gerekmez.

03 - Pasifleşin
Web sitenizi işyerinizden upload ediyorsanız ve ofisinizde geniş çaplı bir güvenlik duvarı (firewall) kullanılıyorsa, sunucunuza erişebilmek için pasif modda bağlanmanız gerekebilir. FTP programınızın bağlantı ayarlarını bunu otomatik yapacak şekilde ayarlayın ki her seferinde değiştirmenize gerek kalmasın.

04 - Otomatik yayın
Otomatik olarak web sayfası oluşturan programlar sadece web editörleri değildir; bunu Excel’le de yapabilirsiniz. İstediğiniz hücreleri seçin, Dosya > Web Sayfası Olarak Kaydet’i seçin ve seçiminizi gösteren radyo düğmesine basın. Temel Excel kontrollerinin sayfada yer alması için ‘Etkinlik Ekle’yi seçin ve Yayımla’ya tıklayıp ‘Bu sayfa her kaydedildiğinde otomatik olarak yeniden yayımla’yı işaretleyin. Böylece dosyayı her güncellediğinizde upload etmeniz için bir web sürümü de hazır olacaktır.

05 - Sürükle ve bırak
Hiçbir FTP programı kurulu olmayan bir sistemden FTP sunucunuza ulaşmanız gerekebilir. Basit işlemler için yeni bir FTP programı kurmak yerine Internet Explorer’ı kullanabilirsiniz. ftp://ftp.websiteniz.com/ şeklinde FTP adresini yazın ve kullanıcı bilgilerinizi girin. Kullanıcı bilgileriniz sorulmadan anonim kullanıcı girişi yapılıyorsa, ftp://kullanıcı@şifre:ftp.websiteniz.com şeklinde giriş yapabilirsiniz. Fakat bu durumda şifrenizin adres satırında görüneceğini unutmayın. Bu pencerede tıpkı sabit diskinizdeymiş gibi dosyaları yönetebilirsiniz. Yüklemek istediğiniz dosyaları sürükleyip pencereye bırakmanız yeterli. Tüm tarayıcı pencerelerinizi kapattığınızda oturum da kapanmış olur.

06 - Günlük tutun
Sitenizi güncellemenin en kolay yollarından biri de web günlüğü (blog) hesabı kullanmaktır. Çünkü günlüğü sayfanıza bir kez adapte ettikten sonra web’e erişebildiğiniz her yerden güncelleme yapabilirsiniz. Bir web günlüğü sahibi olmak için www.blogger.com veya www.livejournal.com adreslerini ziyaret edebilirsiniz.

07 - Doğrulayın
Web sayfalarınızı kendiniz kontrol ettikten sonra bir kez de http://validator.w3.org/ adresindeki W3C DoğrulamaHizmeti’ni kullanarak kontrol edin. Bu hizmet sayfalarınızın standartlara uygun olmadığını belirlemenize yardımcı olur.

08 - Renkleri görün
Size şaşırtıcı gelebilir ama sandığınızdan çok daha fazla renk körü internet kullanıcısı var. Web sitenizi nasıl gördüklerini merak ediyorsanız sitenizi http://colorfilter.wickline.org/ adresindeki ‘Renk Körü Web Sayfası Filtresi’nde inceleyebilirsiniz.

09 - Sahip olduklarınızı bilin
Web sunucunuzda çalışması gereken scriptler kullanacaksanız, sunucunuzun gerekli dili desteklediğinden emin olun ve bunları nasıl kullanabileceğinizi öğrenin. Karmaşık bir scriptele çalışmaya başlamadan önce tüm bunlar için yetkiniz olup olmadığını öğrenin.

10 - Boyutunuzu seçin
Herkesin aynı ekran çözünürlüğünü kullanmasını veya tarayıcı pencerelerinin ekranı kaplamasını bekleyemezsiniz. Bu yüzden web sitenizi farklı çözünürlüklerde test etmeniz gerekir. Web editörünüzün tarayıcı pencerelerini istediğiniz boyutta açma gibi bir özelliği yoksa, http://www.dqsd.net/ adresinden indirebileceğiniz Quick Search Deskbar ile pencereleri belli boyutlarda açabilirsiniz.

11 - Varsayılanları kullanın
Çoğu web sunucusu dizin adını yazdığınızda otomatik olarak INDEX, MAIN veya DEFAULT adlı .htm veya .html uzantılı bir sayfayı yükler. Böylece dizinleriniz için daha kısa adresler kullanabilirsiniz. Yine de her dizinine bir varsayılan sayfa koymayı unutmayın, çünkü bazı web sunucuları varsayılan sayfası olmayan dizinlerin tüm içeriğini gözler önüne serebilir.

12 - Index’e bağlantı vermeyin
Index sayfanız yerine dizin adına link vermeniz daha sağlıklıdır, çünkü bazı tarayıcılar www.siteniz.com/kitaplar/ adresinin www.siteniz.com/kitaplar/index.html ile aynı olduğunu anlayamaz ve bu yüzden ziyaretçileriniz girmiş oldukları sayfaların renk kodlarını doğru olarak görmez.

13 - Arama motorları
Arama motorlarının yardım sayfalarını inceleyin. Sayfalarınızın listelenmesi için neler gerektiğini öğrenin ve uygulayın. Google gibi bazı arama motorlarının arama sonuçları çok ince hesaplamalara dayanır, bu nedenle sitenizin sıralamadaki yeri sürekli değişebilir. Bunu fazla önemsemeyin. Zamanınızı arama sonuçlarıyla uğraşmak yerine sitenizi geliştirmek için harcayın. Tüm sayfalarınızın açıklayıcı bir başlığa sahip olduğundan ve TITLE etiketinin HEAD bölümünün başında bulunduğundan emin olun. Grafiklerinizin tümünü ALT etiketi kullanarak açıklamaya çalışın. Sayfalarınızda kullanacağınız META etiketleri önemlidir, fakat Google başta olmak üzere bazı arama motorları çok fazla suistimal edilen bu etiketleri dikkate almamaktadır. Yine de META etiketlerini doğru kullanın ve içeriğinizle ilgisi olmayan anahtar kelimelerden sakının.

14 - Yapılanın
Tüm web sitenizin aynı klasörde bulunması gerekmez. Dosyalarınızı doğru şekilde klasörlere ayırırsanız daha sonra yönetmesi kolaylaşacaktır. Böylece belli bir bölümde sorun yaşandığında doğru klasöre odaklanabilir veya sıkça güncellediğiniz bir bölüm varsa ilgili dosyaları daha rahat bir şekilde silebilirsiniz. Klasör yapınızı siteniz üzerinde çalışmaya başladığınızda oluşturun, çünkü yolun yarısına geldiğinizde dosya ve klasör isimlerini değiştirmeniz tüm linklerinizi de değiştirmenizi gerektirecektir. Üstelik arama motorları yeni sayfalarınızı keşfedene dek sitenizi arayanlara size ulaşamayabilir.

15 - Slash kullanın
Dizin adıyla biten tüm adreslerinizin sonunda bölme (slash) işareti (/) kullanmayı unutmayın. Slash’le bitmeyen www.siteniz.com/kitaplar adresini kullandığınızda tarayıcınız kitaplar adlı dosyayı ister, web sunucusu bu dosyayı bulamaz ve tarayıcının adresin sonuna slash ekleyip tekrar denemesini söyler. Bu işlemler otomatik olarak gerçekleşse de sayfanın yüklenme süresini uzatır, hatta bazı çok eski tarayıcılarda sayfa görüntülenemez.

16 - Uyumlu olun
Web sunucunuzdaki dizin yapısı sabit diskinizdekiyle aynı olmayacaktır. Bu yüzden linklerinizde sabit diskinize ait tam dosya yolları kullanmaktan kaçının, dosyayı web sunucunuza yüklediğinizde bu linkler çalışmaz hale gelecektir.

17 - E-posta adresinizi gizleyin
Ziyaretçilerinizin size ulaşabilmesi için e-posta adresini sitenizde mutlaka belirtmeniz gerekiyor, fakat hiçbir koruma olmadan sitenize yerleştireceğiniz e-posta linki de spam robotlarına kolay lokma olacaktır. Bunun yerine e-posta adresinizi belirten bir grafiği JavaScript’le linklemeyi deneyebilirsiniz. Size ulaşmak isteyenler yine tek tıklamayla eposta gönderebilirler, fakat adresinizi ele geçirmek isteyen tarayıcıların işi çok zorlaşacaktır. Bu uygulamayla ilgili bilgi için www.joemaller.com/jsmailer.shtml adresini inceleyebilirsiniz.

18 - Veritabanınızı hazırlayın
Web sunucunuzdaki veritabanınıza bilgisayarınızda olduğu kadar hızlı ve rahat şekilde veri yazamazsınız. Veritabanınızda bulunması gereken veriler fazlaysa, bunları kendi bilgisayarınızda hazırlayın ve daha sonra veritabanı sunucunuza gönderin.

19 - Kısa mı uzun mu?
Web sayfası dosyalarınızın uzantısı olarak .html ya da .htm kullanmanız herhangi bir fark yaratmaz. Çünkü günümüz tarayıcıları her türlü uzantıyı sorunsuz olarak okuyabiliyor. Yine de çok uzun, boşluk ve Türkçe karakterler içeren dosya isimleri kullanmaktan kaçınmalısınız.

20 - Harflerinizi küçültün
Birçok web sunucusu Unix veya Linux tabanlı bir işletim sistemi üzerinde çalışır. Bu sistemlerde dosya isimleri büyük - küçük harflere duyarlıdır. Yani PCnet.JPG adlı bir dosya yükler ve pcnet.JPG adresine bağlantı verirseniz resmi göremezsiniz. Karışıklığı önlemek için her zaman küçük harfleri kullanmanızı öneririz.

21 - FrontPage uzantıları
FrontPage uzantıları (Extensions) tek satır kod yazmanıza gerek kalmadan sitenize ziyaretçi defteri, arama motoru, form gibi özellikler eklemenizi sağlar. Bu özellikleri kullanmak istiyorsanız hosting sağlayıcınızın FrontPage uzantılarını desteklediğinden emin olun.

22 - Bant genişliği
Sınırsız bant genişliği sağladıklarını iddia eden sitelere inanmayın. Her şeyin bir sınırı vardır. Bu sitelerin sözleşmelerini dikkatle okuyun, fazla bant genişliği kullanırsanız hesabınızı kapatabilir veya daha fazla para talep edebilirler. 20 bin sayfa izlenimi için ortalama 500 MB bant genişliğine ihtiyacınız olacağını unutmayın.

23 - Yedekleme
Bazı hosting sağlayıcılar bunu tüm müşterilerine sunsa da, genel olarak siz talep etmedikçe dosyalarınız yedeklenmeniz. İşinizi garantiye alın ve sitenizin güncel bir kopyasını her zaman sabit diskinizde saklayın.

24 - Veritabanı seçimi
Siteniz için küçük bir veritabanına ihtiyacınız varsa Access veya ODBC kullanmayı düşünebilirsiniz. Daha detaylı sistemler için MySQL, SQL Server veya ASP.NET kullanmalısınız. Genelde Linux tabanlı sunucularda MySQL, Windows tabanlı sunucularda SQL Server kullanılır.

25 - İstatistikler
Site istatistiklerinize nasıl erişebileceğinizi öğrenin. Hosting sağlayacınızın böyle bir hizmeti yoksa bedava bir sayaç servisinden yararlanabilirsiniz. Sayfalarınızı kaç kişinin ziyaret ettiği, hangi sayfalara baktığı, hangi arama motorundan geldiği gibi bilgiler sizin için önemli olmalı. İstatistiklerinizi inceleyerek sitenizin ziyaretçi profilini kolayca çıkarabilirsiniz.

 Şu günlerde adını çokça duyduğumuz hatta bazı kesimlerce devrim olarak nitelendirilen bir internet akımı var: WEB 2.0 ! Bu iki sözcüğü ilk defa duymamızı sağlayan Tim O’Reilly‘ye göre Web 2.0′ın tanımı şöyle:“Web 2.0 bilgisayar endüstrisinde internetin bir düzlem olarak ilerlemesiyle bir işletme devrimi ve bu düzlemin kurallarını başarı için anlamaya çalışmaktır. Bu kurallar arasında başlıcası şudur: Ağ etkilerini daha çok insanın kullanabilmesi için programlar kurmak.”
İşte bu tanımdan da rahatlıkla çıkarabileceğimiz gibi Web 2.0 web sitelerini daha çok insana ulaştırabilmemimiz için önümüze konmuş adeta bir framework. Bu framework’ten yararlanarak yapılan sitelere hergün bir yenisi ekleniyor ve bu sitelerin de popülaritesi gün geçtikçe artıyor. Eee o zaman bizler neden Web 2.0?a geçmeyelim?

İşte başarılı bir çalışma için 12 altın kural:

1. www.e-birseyler.com şeklindeki adresinizi www.mybirseyler.com’a dönüştürün.
Eğer sitenizin başında sloganından ayrı olmak üzere bir e varsa siteniz web 2.0 olmaktan uzak demektir.

2. 10 puntoluk font büyüklüğünü en az 12-16 puntoya çıkarın.
Kimse gözlerini kısarak okumayı sevmez zaten siteniz küçük puntolarla hoş durmaz ve çok karmaşık gözükür. Küçük puntoların canı cehenneme! Onları bizim gibi üretken insanların daha iyi yararlanması için büyük ve okunulabilir olanlarla değiştirin.

3. Kategorileri taglara dönüştürün.
İnsanlar neden sitenizde dolaşırken tüm kategorileri gezmek zorunda kalsın?
O zaman tagları ve etiket bulutlarını kullanma zamanınız gelmiş de geçiyor demektir, insanlar etiket bulutundaki büyük taglara gözatarak sitenizde neyin önemli neyin önemsiz olduğunu anlayabilir, sizler de sitenizi amacına ve hedef kitlesine daha kolay ulaştırırsınız. İki taraf da kazanıyor ne güzel değil mi?

4. Haber bölümünüzü blog’a dönüştürün.
Şirketinizin sitesine gelen çoğu insan ciddi haberler bulmak için gelir ama sayıları çok azdır. İşlerinizi büyütmek için daha büyük kitlelere hitap etmelisiniz. İşinizi eğlenceli, hatta biraz da komik hale dönüştürüp bunu blogunuzdan yayınlayabilirsiniz.

5. Arkadaşına yolla linklerini RSS linkleri ile değiştirin.
Bir yazıyı en son ne zaman email’le arkadaşınıza gönderdiniz? Bu gereksizliği kaldırın ve bunun yerine RSS linkleri koyun.
Dar bir tema kullanıyorsanız, sitenizin her santimetresi altın değerindedir, hamlelerinizi akıllıca yapmalısınız!

6. Favorilerinize Ekleyin linkini sosyal imleme sitelerinin bulunduğu bir kutucukla değiştirin.
Web 2.0 ortaya çıkmaya başladıktan sonra herşey online bir hal aldı her gün yeni bir servisin çevrimiçi versiyonu kullanıma sunuluyor. İnsanlar da bunu çok istiyor aslında, program yüklemeden özellikle virüslerden korunmuş olarak işlemlerimizi kolayca gerçekleştirebiliyoruz, insanlar her yerden bilgilere erişilebilirliği maksimuma çıkarmak için online dosya depoları kullanıyor. Dosyalarını bu bölgelerde saklıyorlar. Linklerini de öyle! Kim tarayıcısını değiştirdikten sonra tüm favorilerini kaybetmek ister ki? Bunun için çoğu insan, sosyal imleme sitelerini kullanır. Onları göz ardı edemezsiniz çünkü web sitenizi, web sitesi yapacak, sitenizi arama motorlarında yükseltecek.

7. Kullanıcı hesaplarını kullanıcı profillerine dönüştürün.
Kimse sadece e-posta adresi ve kullanıcı adı bulunan sıkıcı bir proil alanı istemez. İnsanlar kendilerini tamamen anlatan; rengini, fontunu herşeyini ama herşeyini değiştirebilecekleri bir bölüm ister çünkü bu onların internet dünyasına açılan kapılarıdır. Bu hakkı verirseniz onlar da ellerinden geleni yapacaktır.

8. Karışık HTML kodlarınızı Semantik HTMl’ye ve CSS’ye dönüştürün.
Karışık bir şekilde kullanılan style,font,size etiketleri web sayfanızın boyutunu ve açılma süresini uzatır bunun yerine W3‘ün bizlere anamızın sütü gibi helal ettiği CSS ve class özelliklerini kullanın! Hem sitenizi hazırlarken süreden kar edersiniz hem de güncelleme yaptığınızda işlerinizi tek satırda bitirirsiniz.

9. Onlar ziyaretçileriniz, “HİT”leriniz değil !!!
Yine başlıyoruz… Türkiye’de ve Dünya’da yerleşmiş hayvani bir görüşü yıkmak gerekiyor. İnternetten para kazanmak gerçekten zordur ve iki üç günde güncellenen kendi halinde bir blog ve sitenin hatırı sayılır paralar kazanması çok zordur.

Her şey para mı, hit mi ? İnsanların temiz duygularını kullanarak para kazanmak ve de üstüne bir de gerinip vay be bu ay hasılat iyiydi demek ne kadar etiktir? Söyler misiniz, insanlar sizin sitenize reklamlara bilinçsizce tıklamak için mi geliyor, yoksa içeriğiniz için mi? Fikriniz değiştiyse hemen içeriğinizi öne çıkaracak tedbirler alın, ziyaretçiniz neyi istiyorsa onu görsün. Ayrıca Google Analytics diye bir şey var duydunuz mu bilmiyorum yakın zamanda türkçeleşmişti hatta, onu da kullanabilirsiniz hitin ziyaretçinin ne olduğunu öğrenmek için !!!

10. Yorumlamak ya da yorumlamamak, işte bütün mesele bu!
İnternet artık sosyalleşiyor, insanlar artık okudukları şeyleri yorumlamak onları daha çok tartışmak istiyor onlara bir şans verin. Hemen bir yorum bölümü oluşturun !

11. “http://siteniz.com?id=5235&sort=desc&gereksiz=this &one%20more=still%20bu-daha-uzar” şeklindeki adreslerinizi “http://siteniz.com/anlamli-baslik” şekline dönüştürün.
Sitenizin anlaşılır, kısa başlıklara ve adreslere sahip olması hem ziyaretçinin okuduğunu anlaması hem de SEO olayı için çok önemlidir.

Not: WordPress kullanıyorsanız ve sunucunuzun .htaccess desteği varsa küçük bir ayarla bu işi otomatik yapar. Bunu yapmak için Tercihler >> Kalıcı Bağlantılar >> Buradan da keyfinize göre bir seçim yapabilirsiniz. Wordpress taksonomisi ( taxonomy-sınıflandırma) ile ilgili ayrıntılı bilgiye şuradan ulaşabilirsiniz.

 

 

12.Kodlarla boğuşmayın, açık kaynak kodlu içerik yönetim sistemlerini kullanın.
Hazır sistemler güvenlik açıklarına karşı sık sık güncellenir siz de mail listesine kaydolup düzenli bir şekilde güncellemeye devam ederseniz hiç bir sıkıntı yaşamazsınız.